-
Prof. Dr. Nilay ŞAHİN
Tarih: 19-12-2025 09:37:00
Güncelleme: 19-12-2025 09:37:00
KEMİK ERİMESİ SESSİZ BİR HIRSIZDIR: ÖNLEM ALMAK TEDAVİDEN KOLAYDIR!
Prof. Dr. Nilay ŞAHİN
Balıkesir Üniversitesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı
İnstagram-profdrnilaysahin
Kemik erimesi, tıpta “osteoporoz” olarak adlandırılır ve adeta sessiz bir hırsız gibi yıllar içinde kemiklerden güç çalar. Hastalarım bana her yerim ağrıyor kemik erimem mi var diye başvururlar ama ne yazık ki kemik erimesi başlangıçta hiçbir belirti vermez; ne ağrı olur ne şişlik. Ancak bir gün, basit bir düşme veya ani bir hareketle kırık oluştuğunda fark edilir. Oysa o noktaya gelene kadar kemikler sessizce zayıflamıştır. Ben annemde bunu yaşadım. Hiçbir şikayeti yokken bir yerden eliyle destek alırken el bileğini kırdı ve ardından bizi çok zorlu bir süreç karşıladı. O nedenle kemik erimesini önemsemek gerektiğini hem annemde hem de hastalarımda gördüm.
Kemik dokusu, sanıldığı gibi cansız değildir; aksine sürekli yenilenen, yaşayan bir dokudur. Genç yaşlarda yapımı yıkımından fazladır, bu sayede kemikler güçlenir. Fakat özellikle kadınlarda menopoz sonrası dönemde östrojen hormonunun azalmasıyla kemiklerde yıkım süreci hızlanır. Erkeklerde de yaşla birlikte benzer bir kayıp görülür. Yetersiz beslenme, hareketsiz yaşam, sigara, fazla kafein, D vitamini eksikliği ve bazı ilaçlar kemik erimesini daha da hızlandırır.
Osteoporozun en büyük riski kırıklardır. Kalça, omurga ve el bileği kırıkları, hastaların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür, hatta bazen bağımsız yaşamı sona erdirir. Ancak iyi haber şu: Kemik erimesi önlenebilir ve kontrol altına alınabilir bir hastalıktır.
Korunmanın ilk adımı dengeli beslenmedir. Günlük kalsiyum ve D vitamini alımı, kemik sağlığının temel taşıdır. Süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, badem, susam ve kuru incir kalsiyum açısından zengindir. Güneş ışığı ise D vitamini için en doğal kaynaktır; her gün 15-20 dakika güneşlenmek bu açıdan büyük fayda sağlar. Güneşten uzak kalınan dönemlerde ise D vitamini düzeyinin ölçülmesi ve gerekirse hekim önerisiyle takviye alınması gerekir.
İkinci adım harekettir. Düzenli yürüyüş, merdiven çıkmak, hafif ağırlık çalışmaları veya dans gibi yer çekimine karşı yapılan aktiviteler kemikleri güçlendirir. Hareketsizlik, sadece kasları değil kemikleri de tembelleştirir. Bu nedenle “yaşlandım, hareket etmeyeyim” düşüncesi tam ters etki yapar; hareket ettikçe kemikler yaşlanmaya direnir.
Sigara ve aşırı alkol tüketimi kemik erimesini hızlandırır. Ayrıca fazla kafein, asitli içecekler ve yüksek tuz tüketimi de kalsiyum kaybını artırır. Yani kemik sağlığı yalnızca ilaçla değil, yaşam biçimiyle korunur.
Kemik yoğunluğu ölçümü (DEXA) 50 yaş üzeri her kadına ve risk faktörü olan erkeklere önerilir. Ailesinde osteoporoz öyküsü olan, erken menopoza giren, uzun süre kortizon kullanan veya düşük kilolu bireyler daha yüksek risk altındadır. Bu gruptakiler düzenli kontrol yaptırmalıdır.
Unutmayalım, kemik erimesi fark edilmediği sürece ilerler; ama erken yakalandığında durdurulabilir. Kemiklerimizin gücü, yaşam kalitemizin güvencesidir.
Kemik erimesi sessiz bir hırsızdır — ama siz kapınızı erken kapatırsanız içeri giremez.
Bugün alınacak önlemler, yarının kırıklarını engeller. Sağlam kemikler, sağlam bir gelecek demektir.
-
- Mide Şikâyetleriyle Başa Çıkmak İçin İpuçları
- ÇÇölyak ve Gluten: Sağlıklı Bir Yaşam İçin Bilmeniz Gerekenler
- Mezoterapi İğneleri Ağrı Tedavisinde Etkili Mi; Kimlere Yapalım, Kimlere Yapmayalım?
- MR TEMİZ AMA BENİM AĞRIM VAR: NEDEN?
- SÜREKLİ YORGUNUM: İYİ DE NEDEN?
- Ağrı Kesiciyle Yaşamak Normal Değildir!
- DOĞRU BESLEN, İLTİHABI SUSTUR!
- AĞRIDAN KORKMAYIN: ASLINDA ŞÜKREDİN!
- KİREÇLENME SADECE YAŞLILARIN HASTALIĞI DEĞİLDİR!
- KORTİZOL KULLANIRSAK NE OLUR?
- UNUTKANLIK GERÇEKTEN ÇOK ARTTI!
- EGZERSİZ YAPMAK İSTİYORUM YAPAMIYORUM: SANA ÖNERİLERİM VAR!